www.Turkmedya.com
Perşembe, 20 Kasım 2008
Turkmedya.com Google 
Anasayfa |  Sitene Ekle |  Üye Girişi |  Künye | İletişim  
İL PORTALLARI

Almanya
Hollanda
Fransa
Kıbrıs
Ülke Seçiniz

Add to Google
Add to Google
Nazlı ILICAK  -  Sabah
nilicak@sabah.com.tr
Yazı boyutu            
AK Parti'ye sorular

Şaban Dişli konusunda kamuoyunun tatmin olduğunu söyleyemeyiz. Gerçi yapılan iş, Dişli'nin ortağı Mehmet Karasu'nun verdiği ilânda da görüldüğü gibi, "arazi geliştirme" işlemi olabilir. Ama, acaba, bu projeye Şaban Dişli ortak mı, değil mi? Dişli, "ortak olmadığını" söylüyor. Öyleyse, niçin 1 milyon dolarını Denizbank'tan kredi almak amacıyla bloke etti? Zaten ilk açıklamalarda, Mehmet Karasu, imzalanan belgenin ortaklık senedi olduğunu ifade etmemiş miydi: "Kemal Kılıçdaroğlu'nun, kamuoyuna sunduğu evrak gizli olmayıp, dört kişi arasında imzalanmış bir ticari ortaklık dokümanıdır. Sayın Dişli, tüm şahsi birikimini teminat olarak bankaya bloke etmek suretiyle projeye ortak olmuştur." (14 Ağustos 2008-Vatan)
Mehmet Karasu ve Şaban Dişli, Bayındırlık ve İmar İskân Bakanlığı'nın 2004 yılında hazırladığı 1/50.000 ve 1/25.000 Nazım İmar Plânı'nda, arazinin ticari imara açıldığını belirtiyorlar. Doğru. Ama, "Bundan haberdar olmayan saf köylülerin kandırılarak, ellerinden arazilerinin alınması" gibi bir olayın vuku bulmadığını ileri sürüyorlar. Çünkü, Karasu'ya göre, önceki mal sahipleri, saygın ve bilinçli işadamları.
Bu "bilinçli işadamları" arazilerinin ticaret alanına girdiği için emsalinin yükseleceğini bilmiyorlar mıydı? Biliyorlarsa, niçin daha düşük fiyattan sattılar? Bilmiyorlarsa, bu işadamlarına nasıl bilinçli denilebilir? Acaba bu gibi plaânlar, kamuoyuna ilân edilmiyor mu? Bilgi, paylaşılmıyor mu? Ya da, arazinin eski sahipleri, "bilinçli işadamları", nazım imar planına rağmen, uygulamada istedikleri emsali elde etmenin mümkün olmayacağını mı düşünmüşlerdi?
Özellikle, Dişli'nin basın toplantısına katılan AK Parti Grup Başkan vekili Bekir Bozdağ'ın meseleyi sahiplenmesine şaşmamak mümkün değil. CHP'yi, AK Parti ile mücadelesini gayri meşru yöntemlerle yaptığı için suçluyor, dedikodulardan söz ediyor ve hiçbir alaka bulunmamasına rağmen, "Telekulak" konusunu hatırlatıyor. Hani, Önder Sav'ın Bolu Valisi'yle konuşması gazetelere yansıyınca, "Odamı dinlettiler" diye ortaya çıkmış, sonradan cep telefonunu açık bıraktığı anlaşılmıştı ya...
Bence Bozdağ, CHP'yi suçlayacağına şu soruları cevaplandırsın:
1) Bir milyon dolar, kredinin teminatıysa, Şaban Dişli bu projeye ortak mı, değil mi? 2) Ortak değilse niçin bankaya teminat veriyor? 3) Ortaksa niçin gizliyor? 4) Ortak olmamasına rağmen, neden ilk gün, Mehmet Karasu "Bu bir ticari ortaklık senedidir" açıklamasını yaptı?

"Soğuk barış"

KEŞKE AK Parti, kadın milletvekillerini daha çok ön plâna çıkarabilse. Meselâ Zeynep Dağı... Siyaset biliminde önemli bir birikimi var. Ama erkekler kadar sesini duymuyoruz. Ara sıra kendisiyle telefonla konuşuyoruz. Uluslararası ilişkilerde, ülkelerin nasıl davranması gerektiğini bana anlattı. Düşüncelerini okurlarımla paylaşmak istiyorum: "1994 AGİT zirvesinde, Yeltsin, 'Soğuk savaş bitti, soğuk barış başladı' demişti. Dolayısıyla küresel dinamikleri iyi takip etmeliyiz. Soğuk barış, zaman zaman Gürcistan'da gördüğümüz gibi sıcak çatışmaya dönüşebilir. Türkiye, hassas dengelerin hüküm sürdüğü uluslararası zeminde, eğer medeniyetler ittifakını kurmak üzere bir barışçı politikanın öncülüğünü yapıyorsa, önce kendi halkıyla, kendi 'farklılıklarıyla' barışık olmalı. Toplumsal enerjimizi suni gündemlerle heba edersek, dışarıda da zaafa uğrarız. Bölgede güç kazanmak, mutlaka askeri sahada güçlü olmaya bağlı değil. Ülkemiz, demokrasideki standardını yükselttikçe, bölgede de itibarı artmakta."
Zeynep Dağı'ya göre, uluslararası projelerin iç dinamiklere de yansıması oluyor. Meselâ, "Akdeniz Birliği" projesini öne atan Fransa, kendi Magreplileriyle (Cezayir, Fas ve Tunus'tan gelen göçmenlerle) barışık olmalı. Medeniyetler İttifakı'nın eşbaşkanlığını yapan Tayyip Erdoğan, Türkiye'deki farklı kimlikler arasında da, hoşgörü ve anlayışı sağlayabilmeli.
Önce cumhurbaşkanlığı seçimleri, sonra başörtüsü davası ve nihayet parti kapatma meselesi... Türkiye, enerjisini uzunca bir süre lüzumsuz gündemlerle meşgul etti. Ama artık, daha umutlu bir döneme girdik diyebiliriz. Şimdi hedefte, 2009 mahalli seçimleri var.

3.177.167  ÜYE  
Email:
Şifre:
ÜYE OL  |  Şifremi Unuttum

İlk-Orta-Lise-Üniversite
OKUL ARKADAŞINI BUL
  Lütfen İl Seçiniz
  Lütfen İlçe Seçiniz
  Lütfen Okul Seçiniz

Anasayfa
Belediyeler
Bilim & Teknoloji
Çevre
Dünya
Eğitim
Ekonomi
İş-Kariyer
İslam
KOBİ
Kültür/Sanat
Magazin
Medya
Polis/Adliye
Röportaj
Sağlık
Şirketler
Siyasi Partiler
Spor
Yaşam

Bilişim
Eğitim
Finans
Franchising
Gıda
İnsan Kaynakları
Medya
Otomotiv
Reklam
Sağlık
Sivil Toplum Kuruluşları
Tekstil
Telekom
Tüketici
Turizm
Ulaştırma
Yapı Endüstrisi
 GAZETELER
 TELEVİZYONLAR
 İNTERNET MEDYASI
 RADYOLAR
 DERGİLER
BelediyeMeydani.Com Bir İnternet Holding A.Ş. İştirakidir. © Copyright 1996 - 2008